16 Haziran 2008 Pazartesi

Gaziantep Gezi Notları

İşim nedeni ile ayda en az bir kere şehir dışındaki mağazalarımızı ziyaret ediyoruz. Ediyoruz dedim çünkü genelde en az iki kişi oluyoruz. Bu sayede belki de iş için olmasa gidemeyeceğim bir sürü şehir gezmiş oluyorum. Her seferde olmuyor ama dönüş saatimiz izin verdiği müddetçe ve vakit buldukça o şehrin güzel ve özel yerlerini gezmeyi meşhur yemeklerinden yemeye çalışıyoruz. Her seferinde resim çekmeye çalışıyorum ama yayınlama konusunda geciktiğimden bir dahaki sefer diyip erteliyorum. Bu sefer hem geziden hem alışverişten fazlası ile keyif aldığımdan ve anlatacak bir şeyler de olduğundan hemen yazayım dedim.

Sabah 06:20 ile başlayan yolculuğum 23:30 da evimde bitti. Öyle yoruldum ki ama hepsine deydi...

Sabah erkenden inince açık bir yerler aramaya başladık Gazimuhtar caddesinde ÖZSÜT İstanbul’dan tanıdık ya içimiz ısındı ama bundan ziyade tek açık yer olması sebebi ile oturduk :) Harika bir su böreği ve açık çay ile vakit geçirmeye çalıştık..
Sonra iki mağazamızı gezdikten sonra gezimizin en harika kısmına geçtik YEMEK ve ALIŞVERİİŞ :) Gaziantepe giden tüm yabancılar burada mutlaka yemek yermiş. Zaten yolculuk dönüşünde herkesin elinde İmam Çagdaş poşetleri vardı Baklava, kuruyemiş ve kebap :) ama gerçekten hakediyor. Neyse ben susayım resimler konuşsun...



Ayranlar bu şekilde taslarda getiriliyor ve küçük, kepçe bir kaşık yardımı ile içiliyor ama bazı kokoşlar bardağa doldurmayı tercih ettiler :)


Tarihi bir binaymış burası kebapçı için restorasyon yapılmış, ama özünü kaybetmeden... Neyse cana yakın sürekli gülen ve karınca gibi çalışanlardan biri İstanbuldan geldiğimizi öğrenerek bize her tadı tatmamızı tavsiye etti, geçen seferde böyle demiştin dedim güldük beni hatırladığını söyledi doğru mu bilmem ama genede karışığın iyi fikir olduğunu bildiğimden siparişimizi verdik. Kebaplardan önce maydonoz soğan ve nar ekşili bir salata geldi biz lavaş ile atıştırmaya başlamıştık ki...

Herşey küçük bir lahmacunla başladı :)

Ardından Ali Nazik le devam etti...

Ve karışık kebapla son buldu... Adana, Simit, Patlıcan... Kendimize geldiğimizde tabakta çok az kalmıştı :) E doğal olarak tatlıya yer kalmadı ama biz vazgeçtik mi hayır :)onu da İstanbuldakilerle paylaşmak üzere paketli aldık. Alışveriş çılgınlığımızda burada başladı işte:)
Alışveriş notları yarına..

8 yorum:

Adsız dedi ki...

And also we ensure that when we enter in this specific blog site we see to it that the topic was cool to discuss and not a boring one.

Adsız dedi ki...

herşey iyi güzelde birde antepli arkadaşın var onuda unutma yazılarında

Adsız dedi ki...

ödülüm canım arkadaşım herşey iyi güzelde antepli arkadaşını yazılarında unutma

sarı laleler dedi ki...

ödülcüm hoşgeldin
o kadar sevindim ki, ne güzel bir gezi olmuş bu böyle
bende gitmek istiyorum oralara bakalım ne zaman kısmet olacak...bu arada afiyet olsun o ne güzel ikram vayyyyyyyyy:)

Butterfly dedi ki...

özlemişim seni yaff, ne güzel değil mi Antep bende 2001 de gitmiştim çok begenmiştim

Sanem dedi ki...

E bekliyoruz o zaman alışveriş notlarını :))

Adsız dedi ki...

BACIM BİR GÜN ŞU ANTEPDE KALDA SENİ DAHA GÜZEL GEZDİRELİM YEDİRELİM İÇİRELİM

Adsız dedi ki...

ben bu yemekleri hepsini sana evdede yaparım yeterki bizde kal sen antepli hülya